• DOLAR
    6,8627
  • EURO
    7,7740
  • ALTIN
    397,05
  • BIST
    1,1300
Endişe ve stres yönetimi imtihanda yüzde 50 zafer sağlıyor

Endişe ve stres yönetimi imtihanda yüzde 50 zafer sağlıyor

Üniversiteye girişte bu sene üçüncü kere uygulanacak Yükseköğretim Müesseseleri İmtihanı YKS için geri sayım başladı. 27 ve 28 Haziran’da yapılacak olan YKS ile beraber adaylar, okumak istedikleri kısma girmek için TYT, AYT ve YDT imtihanlarında ter dökecekler. İmtihana kısa bir müddet kala adaylara son nasihatlerde bulunan İstanbul Gelişim Üniversitesi Kılavuzluk Uzmanı Elif Aluç Gülşen, coşku, stres ve endişenin olağan olarak sürece dâhil olan faktörler olduğunu andırdırarak, talebeleri endişe vaziyetlerini imtihan anında hakimiyet etmeleri noktasında uyardı.

Lisans programlarına yerleşecek talebe rakamında çoğalış bekleniyor
Öncelikle YKS’deki farklılıkları anlatan Gülşen, “Talebeler 12. sınıf ikinci yarıyılından mesul olmayacaklar. Böylece daha az mevzudan mesul olacakları için bu zamana kadar mevcut çalışmış oldukları mevzulara daha iyi çalışma fırsatı bulacaklar. YKS’nin ilk seansı olan Temel Yeterlilik Testi TYT için 120 suale, 135 dakikalık bir müddet veriliyordu. Bu müddet 30 dakika daha çoğaldırıldı. TYT kısmında daha çok zaman ehemmiyetli olduğu için bu farklılık pozitif istikamette oldu. Sualleri yetiştirme kasveti sürüklemeyen talebeler, yaptıkları sualleri hakimiyet etme bahtı bulacaktır. Bu noktada talebelerin telaşlanacağı bir vaziyet yok. Alan Yeterlilik TestiAYT kısmında ise baraj farklılığı oldu. Daha evvel 180 olarak tanımlanmış olan AYT barajı 170’e çekildi. Bu vaziyet her ne kadar birtakım talebelerin tepkisine neden olsa da 400 ve üstü puan alan talebeleri etkileyecek bir vaziyet mevzubahisi değil” dedi.

Elif Aluç Gülşen, bu farklılıkların talebeler için pozitif olduğunu belirterek, bu sene lisans programlarına giren talebe rakamında 102 bin ila 195 bin arasında bir çoğalış olabileceğini aktardı.

“Endişe ve stres yönetimi imtihanda yüzde 50 zafer sağlar”
İmtihan yarıyılına denk gelen koronavirüs pandemisinin talebede zati var olan imtihan endişesi ve stresini daha da çoğaldırmasına izin verilmemesi gerektiği mevzusunda aday talebeleri uyaran Gülşen,“bu süreçte panik ve fobiye neden olacak senaryolar üretmemek gerekiyor. Bir Hayli talebe daha imtihanı görmeden yapamayacaklarını düşünerek, bir sonraki sene imtihana hazırlanmayı düşünüyor. Bu süreçte üzerinde durulması gereken reel nokta pozitif olmaktır. Öncelikle imtihana ait önyargılar geliştirmemek gerekli. Talebelere nasihatim; çalışmalarına odaklansınlar. Zati salgın sürecini yaşamıyor olsaydık da talebeler imtihan yanaştığı için bir coşku içerisinde olacaklardı. Zira yaşamlarını tanımlayan bir imtihana girecekler. Bu süreçte coşku, stres ve endişe olağan olarak sürece dâhil olan etmenlerdir. İmtihana girecek talebeler bu sürece ne kadar geçim sağlarlarsa, stresi de o ölçüde eksilteceklerdir. Nitekim imtihan galibiyetinin yüzde 50’si bilgiye diğer yarısı da imtihanı hakimiyet etmeye başka bir deyişle uygulanacak taktiğe bağlı. Bu sebeple talebeler endişe vaziyetlerini imtihan anında hakimiyet edebilirlerse galibiyetli olacaklardır” diye konuştu.

Yeme ve uyku kumpası imtihana göre ayarlanmalı
Yeme ve uyku kumpasının imtihan zaferi için oldukça ehemmiyetli olduğunu belirten Gülşen, “Yeme alışkanlıkları ve uyku kumpası imtihan hazırlık sürecine dâhildir. Bu süreçte talebelerin imtihan saatine göre alışkanlıklar geliştirmeleri gerekiyor. Talebenin imtihan günü uyanacağı saati tanımlayıp, artık o rutini oluşturması gerekli. Bu vaziyet biyolojik saatin ayarlanması açısından ehemmiyetli. En az 7-8 saat yatmalılar. Psikolojik ve fiziksel olarak alıngan bir yarıyıldan geçtiğimiz için bu süreç yeme alışkanlıklarına da tesir edebiliyor. Muhtemel olabildiği kadar tehlikesiz besinler yenilmeli. Günlük hayatlarında ne harcanıyorsa, imtihan gününe takribîce yeniden o rutine uysunlar. İmtihana gidecekmiş gibi uyanıp, kahvaltılarını ederek, bu süreci sınama çözerek değerlendirsinler” biçiminde konuştu.

“Her talebenin biricik ve kendine has tekniği olmalı”
Daha evvelden uygulanmamış hiçbir taktiğin imtihan anında kullanılmaması gerektiğinin altını çizen Gülşen, “Zaferin yüzde 50’sini sağlayacak olan imtihan endişesini iyi idaremek ve uygulanacak stratejidir. Talebe sınama imtihanlarında her gün Türkçe’ den başlıyorsa imtihan anında Matematik’ten başlamamalı. Bazı talebeler için en çok beğendiği dersten başlamak iyi bir strateji olurken, kimileri için ise sual broşürünün başından başlamak iyi olacaktır. Her talebenin biricik ve kendine has bir tekniğinin olması gerekiyor. Bunun da kendini tanımakla alakası var. Talebelerin bu zamana kadar uyguladıkları tekniği imtihan anında da uygulamasını öneriyorum” dedi.

İmtihana kalan müddet nasıl değerlendirilmeli?
İmtihana kalan müddetin yararlı geçirilmesi için özellikle sınama testi çözümüne ağırlık verilmesi gerektiğini belirten Gülşen, “Talebenin çok büyük bir yetersizi yoksa mevzu çalışmayı tekerrür kalitesinde yapabilir. Bu tekerrür bir göz dolaştırma biçiminde olabilir. Kalan müddeti daha çok sınama çözerek geçirsinler. Sınamalarını yaparken sabah TYT, akşamüstü ise AYT çözerek günlerini değerlendirebilirler. Yanlışları çıkabilir, bu çok olağan. Sınamalardaki yanlışlarından beceriksizlerini görebilir ve yetersizlerine yönelebilirler. Değişik sual stillerini sınasınlar. Bunun dışında hayallerini şekillendirsinler. Gitmek istedikleri üniversiteyi ve kısmı tanımlasınlar. Böylece imtihana daha çok odaklanırlar. Bol bol imtihan provası yapsınlar. İmtihanda tehlikesiz mesafe korunacaksa şayet talebeler maskelerini çıkarabilecekler ancak imtihanda maske takma olasılığına karşı sınamalarını çözerken maske taksınlar. Bu şartta sınama imtihanları yapmalarında fayda var. Bunun yanı gizeme imtihanın ilk anında soluk egzersizi yapıp, bildikleri suallerden başlamak talebeyi motive edecektir” tekliflerinde bulundu.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?